Betatom

MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme) nedir?

Manyetik Rezonans Görüntüleme büyük mıknatıslarla oluşturulan güçlü manyetik alan içinde radyo dalgaları kullanılarak belirli anatomik yapıları, diğer yapılardan net olarak ayırt etmek, sağlıklı ve hastalıklı dokular arasındaki farklılıkları saptamak ve tanımlamak için kullanılan bir tıbbi tekniktir. Bu özelliğiyle de çok küçük bebeklerde ve hamilelerde bile ( hamileliğin ilk üç ayında mutlak bir gereklilik olmadıkça tercih edilmez) tanısal amaçla güvenle kullanılabilen bir yöntemdir. Ayrıca MR uyumlu anestezi cihazları yardımıyla kapalı yerde bulunma korkusu olan hastalarda, yaş olarak çok küçük çocuk ve bebeklerde, içeride hareketsiz kalamayacak hastalarda güvenli bir şekilde çekim yapılabilmektedir.

MR çekimi hangi durumda yapılır ?

MRG vücudun değişik bölgeleri için değişik amaçlarla uygulanabilir. Migren, baş ağrılarında, nörolojik rahatsızlıklarda, beyin tümöründen şüphelenilen hastalarda, epileptik nöbet geçiren hastalarda, göz, kulak, çene eklemi problemi olan hastalarda, omurga problemi, disk kaymaları ve disk fıtıklarında, omuz, diz gibi eklemler ve bağların değerlendirilmesinde, spor yaralanmalarında, kalp hastalıklarında, göğüs ve karın iç organ rahatsızlıklarında, kemik yapı rahatsızlıklarında MRG değerlendirme yapılabilir.

Beyin MR

Beyin tümörleri, felçler, bunama ve multiple skleroz gibi kronik sinir sistemi hastalıklarını saptamak için en duyarlı yöntemdir. Ayrıca hipofiz bezi, beyin damarları, göz, iç kulak organlarının hastalıklarını değerlendirmede en duyarlı yöntem olarak kullanılmaktadır.

Manyetik Rezonans Spektroskopi (MRS)

Hücresel düzeyde metabolit değişikliklerini gösterebilen bir görüntüleme yöntemidir. Bu teknik ile patolojik dokuların biyokimyasal analizlerinin yapılabilmesinin yanı sıra, normal dokularda mevcut biyokimyasal ilişkiler de araştırılabilmektedir.

Difüzyon Ağırlıklı MR

Difüzyon MR tekniğiyle dokudaki suyun moleküler hareketlerinden kaynaklanan görüntüler elde edilir. Difüzyon MR’ın başlıca kullanım alanı, en önemli mortalite (ölüm) ve morbidite nedenlerinden biri olan inmenin görüntülenmesidir. Akut inme tanısında doğruluğu çok yüksek olup BT ya da konvansiyonel MR’a göre üstündür. BT ve standart MR teknikleri 1-2 saatlik bir enfarktı gösteremezken, difüzyon MR ile enfarkt çok erken dönemde kolayca görüntülenebilmektedir. Ayrıca difüzyon MR ile kafa içi kistik yapılar birbirinden ayrılabilmekte, tümöre bağlı omurga basısı sonucu oluşan kırıklarda iyi huylu kötü huylu tümör ayrımının yapılmasında, MS plaklarında ADC artışının görüntülenmesinde kullanılmaktadır.

Perfüzyon Ağırlıklı MR ( PA–MR)

Bu teknikle beyin dokusunun fonksiyonel durumu hakkında bilgi edinilir. PA MR sayesinde serebral dokuda oluşan hasar ve yer kaplayan lezyonların neden olduğu hemodinamik değişikler izlenmektedir. Klinikte, inme, intrakranial (kafa içi) tümörler, epilepsi, demans (bunama), kognitif bozukluklarda ve normal fizyolojik değişimlerin non-invazif değerlendirilmesinde kullanılmaktadır.

Fonksiyonel MR (fMR)

Beynin oksijenlenme ve kanlanmasındaki değişiklikleri ölçerek, cerrahi riskin değerlendirilmesi ve operasyonun planlanmasında çok değerli bir tarama yöntemi olarak kullanılmaktadır. En önemli ve güncel kullanım alanı duyusal-motor ve konuşma merkezlerine yakın kitle lezyonlarında cerrahi öncesi yeterli kalitede fonksiyonel haritalandırmanın yapılabilmesine imkan tanır.

MR Anjiografi

Damarlara kateterle girişim yapılmadan ve radyasyonsuz olarak, damarların detaylı görüntülenmesini sağlar. İntrakranial (kafa içi) damarların görüntülenmesinde, ayrıca aorta, böbrek, akciğer, kol ve bacak damarlarının görüntülenmesinde kullanılır.

Kalp ve Damar Sistemi MR

Kabin ve ana damarların yapısı ve fonksiyonu ile kalp adacıklarının boyutu, duvar kalınlıkları, kalp krizi veya ilerleyici kalp hastalığına bağlı gelişen kalp hasarının boyutunu saptamak için kullanılır. Koroner damarların görüntülenmesi, fonksiyonel çalışmalar ve eforlu perfüzyon MR çalışmaları da gün geçtikçe daha umut verici olma yolundadır. Hipertansiyon hastalarında, böbrek damarlarındaki daralma ve sorunların saptanmasında karaciğer, akciğer, kol ve bacak damarları gibi damarların da değerlendirilmesi işlemi MR anjiografide kolayca ve detaylı bir şekilde yapılabilmektedir.

Vücut MR

Kalp, ana damarlar, akciğer, karaciğer, böbrekler, dalak, pankreas, safra kesesi, safra yolları, karın içi damarlar detaylı bir şekilde incelenebilmektedir. Safra kesesi, safra yolları ve pankreas kanalına yönelik kolanjiopankreatikografi tetkiki ile de lümen yapıları vücut dışından iğne, kateter girişimi yapılmadan çok daha rahat ve detaylı olarak gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca MR radyasyon içermediğinden kadın ve erkek üreme organları, pelvik organlar ve mesane için iyi bir görüntüleme alternatifidir.

Meme MR

Meme MR, mammografi veya USG’nin yerine yapılan bir yöntem değil, her iki tanı yöntemi ile birlikte kullanılan bir yöntemdir. Meme görüntülenmesinde MR ve diğer tüm yöntemler, meme tümörlerinin erken tanısı için yapılmaktadır. Her iki memede çoklu odak araştırılması ( meme kanserlerinin önemli bir bölümü çoklu odaklar halinde gelişebilmektedir), silikon implant takılmış veya genç hastalarda izlenen yoğun meme dokusu gibi mammografinin zorlandığı alanlarda da tarama amaçlı kullanılabilmektedir. Ancak mammografide ve USG’de saptanan lezyonların iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığının değerlendirilmesinde, meme MR önerilmektedir.

Prostat MR

MR prostatın en sık görülen sorunları iltihaplar (prostatit), iyi huylu prostat büyümesi ( benign prostat hipertrofisi, BPH) ve prostat kanseri tanısında kullanılır. Ayrıca biyopsi ile prostat kanseri saptanmış hastalarda hastanın tedavi kararını ve sürecini belirleyecek olan tümörün büyüklüğü ve prostat dışında başka organlara yayılıp yayılmadığını saptamak için de iyi bir yöntemdir.

Kas İskelet Sistemi MR

Kaslar, tendonlar, bağlar, menisküsler, diğer eklem diskleri, eklem kapsülü ve çevre yumuşak dokular hakkında detaylı bilgiler vermektedir. Spor yaralanmalarına bağlı dokuların değerlendirilmesinde diğer uzuv yaralanmalarında, eklemlerin yeni ve eski rahatsızları, iltihaplı durumlarında ( artritler), ayrıca kas-iskelet dokusu iltihapları, kitleleri veya başka organlardaki kitlelerden kemiklere olan yayılımın değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca disk fıtığı (bel fıtığı veya boyun fıtığı gibi) skolyoz (kamburluk) gibi omurga problemleri ile spinal cerrahi sonrası cerrahinin etkileri ile ilgili değerlendirmelerde kullanılır.

MR incelemesinde hazırlık ve inceleme süreci

MR için ekstra bir hazırlığa gerek yoktur. Aksine bir uyarı yapılmadıkça hasta yemeklerini yiyip ilaçlarını alarak gelebilir. Hastanın MR çekimi için tıbbi geçmişi ile ilgili bir form doldurması gerekmektedir. Ayrıca hasta üzerinde bulunan manyetik alandan etkilenecek, saat, kredi kartı, metal eşya vs. malzemeleri MR odasına girmeden önce çıkarmak zorundadır. Eğer mesane doluysa aksi söylenmedikçe çekim öncesi idrarını yapmasında bir sakınca yoktur. İnceleme süresi genellikle 15-45 dakika arasında sürmektedir. Bu süre içinde hastadan hareketsiz kalması istenecektir. En küçük bir hareketin görüntülerde bozulmaya neden olacağı da hasta tarafından bilinmelidir. Bazı durumlarda görüntü kalitesini iyileştirmek ve tanının güvenliğini artırmak için özel tasarlanmış MR kontrast ajanlar enjekte edilebilir. Bu ilaçlar MR görüntülerinin detaylarını netleştirmeye yardımcı olacaktır

Mamografi nedir?

Mamografi, meme muayenesinde saptanamayacak kadar küçük anomalilerin belirlenmesi amacıyla düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmidir. Mamografi meme kanserinde erken teşhis için oldukça önemli; çünkü kendi kendine ya da hekim tarafından yapılan muayenelerde ancak 1,5 ' 2 cm ve daha büyük boyutlu kitleler saptanabilirken, mamografi meme içindeki değişiklikleri 0,5cm altında dahi tespit edebiliyor. Bu da tanı ve tedavinin 2 yıl önce başlaması anlamına geliyor. Mamografi özel bir röntgen cihazı ve düşük doz ışın kullanılarak çekiliyor.

Mammografi nasıl ve ne zaman çekilmelidir?

Çekim sırasında memelerin cihaz üzerinde bulunan iki plaka arasında kısa süreli sıkıştırılması gerektiğinden; memelerin en az hassas olduğu dönemin seçilmesinin doğru olacaktır. Örneğin adet bitimini takip eden hafta, memelerin en az hassas olduğu ve yine memelerdeki şişliğinde en az olduğu dönemdir. Çekim için bu dönemin seçilmesi uygun olacaktır.

Kimler mamografi çektirmeli?

Memesinde sorun tespit edilen her yaştaki kadına ve herhangi bir sorunu olmayan 40 yaş ve üstü kadınlara (yaşa bağlı olarak belirli aralıklarla) çekilmelidir.

Hangi kadın ne kadar aralıklarla çektirmeli?

Risk durumu ve yaşa göre mamografi programını şu şekilde belirtiyor:
• Hiçbir risk faktörü olmayan kadınların, periyodik aralıklarla meme cerrahına muayene olarak, 40 yaşın üzerinde 2 yılda bir, 50 yaşın üzerinde yılda bir mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
• Uzak akrabasında kanser varlığı ya da erken adet görme ve geç menopoz gibi hafif risklere sahip kadınların 40 yaşın üzerinde yılda bir mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
• Anne, kardeş, kız çocuk gibi birinci derece akrabasında kanser varlığı gibi ciddi bir risk söz konusu olan kadınlar, 35 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
• Birden fazla birinci derece akrabada iki taraflı kanser varlığı gibi çok ciddi bir riski bulunan kadınların 25 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
• Bir memesinde kanser öncüsü lezyon tespit edilmiş kadınların 6 ayda bir düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.

İletişim Bilgilerimiz

Adres: Çalışlar Caddesi, No:40 İncirli - Bahçelievler / İstanbul
Telefon: (0212) 557 76 98 - 99
556 33 05 - 06
557 87 83 - 84
553 42 04 - 05
Fax: (0212) 557 74 02
Email: info@betatom.com.tr
Kroki için tıklayın

Kalite Standartlarımız